Telefon
WhatsApp

Çağrı Metni

Çağrı Metni

Diyarbakır-Harput yolu üzerinde bir yerleşim merkezi olan Ergani, tarihî kaynaklarda çeşitli isimler ile anılmıştır. Ergani, çivi yazılarında “Arkania”, Ermeni kaynaklarında “Argani”, Peutinger’in tabulalarında ise “Arsinina” olarak geçmektedir. Batı ve İslam kaynaklarında “Argani”, “Arghana”, “Arkni”, “Arkanayn”“Arkanin”, “Zülkarneyn” ve “Aşot”  şeklinde yer almaktadır. Osmanlı Devleti ilk dönemlerde Ergani adını kullanmıştır. Bir süre Osmaniye adı da verilmiş olan Ergani,  Adana’nın doğusundaki Cebel-i Bereket Osmaniye’si ile karışıklığa neden olduğu için terk edilmiştir.

Ergani, Hititler, Asurlular, Mekedonyalılar, Seleukoslar, Partlar, Romalılar ve Bizanslıların hâkimiyeti altına girmiştir. Nihayet 639 yılında İslam orduları tarafından fethedilmiştir. İslam devrinde Ergani’nin geleceği Diyarbakır’ın geleceğine bağlı olarak değişmiştir. 1240 yılında Selçukluların ve daha sonra da Akkoyunluların hâkimiyetine girmiştir. Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran zaferinden sonra Ergani, İdris-i Bitlisi’nin delaletiyle Bıyıklı Mehmet Paşa’nın aldığı Diyarbakır bölgesi içinde Diyarbakır eyaletine bağlı bir sancak olmuştur. XIX. asrın sonlarında Ergani kasabasının 6.000’den fazla nüfusu olduğunu Vital Cuinet kaydetmektedir. Bu sıralarda Ergani sancağının merkezi bakır madenlerinin işletilmesi dolayısıyla ehemmiyet kazanan Maden kasabasına nakledilmiş ve nihayet Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra idari teşkilatta değişiklik yapılarak Maden kazası Elazığ iline bağlanırken, Ergani kazası ise Diyarbakır iline bırakılmıştır.    

Tarih öncesi dönemlerde Yukarı Mezopotamya, İslam tarihî kaynaklarında ise Diyarbekir olarak ifade edilen bölge kadim bir yerleşim merkezidir. Kafkasya, İran ve Basra’yı Akdeniz, Anadolu ve Karadeniz’e bağlayan yolların geçiş güzergâhı olan bölge, sahip olduğu stratejik konumu ve verimli toprakları nedeniyle önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde Diyarbakır’a bağlı ilçe olan Ergani de bu anlamda önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. İlçe sınırları içerisinde yapılan kazılar ile elde edilen bulgular, Neolotik dönemde Ergani’nin üretim ve insan açısından belirgin bir yere sahip olduğunu gösterir.

Ergani; dinî, tarihî ve kültürel değerlere sahip önemli bir yerleşim merkezidir. Tarihî Çayönü kalıntıları Ergani ilçesinin Hilar Köyü yakınlarında Hilar Mağaraları’nın bulunduğu yerdedir. Bu kalıntılar, Paleotik ve Neolotik çağlardan yani M.Ö. 10.000’li yıllarda insanların burada yerleşik hayata geçtiğini, toprağı ekip biçtiğini, çanak çömlek ürettiklerini, hayvanları evcilleştirdiğini, savunma amaçlı araç-gereçler yaptığını gösterir. Ergani, Hz. Zülküf Peygamber’in makamına, Şit Peygamber’in torunu Enüş Peygamber’in makamına ve Hıristiyanlar için kutsal sayılan Meryem Ana Kilisesi’ne sahip olması itibarıyla dini açıdan da önemli bir merkezdir. Ergani ilçe merkezinin 7 km güneyinde Hilar Köyü çevresinde tarihî birçok mağara bulunmaktadır. Han Mağarası, Ergani yakınında bulunan Kolat Dağı’nın yamacında yıkıntı hâlindeki Ergani Kalesi,  tarihî camileri, sarnıçları ile adeta bir açık hava müzesi gibidir. Bu bağlamda Ergani, M.Ö. 9000 yılına kadar giden Anadolu ve Mezopotamya’nın en eski yerleşim merkezlerinden biri olarak görülmektedir. Aynı şekilde Ergani, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki konumu nedeniyle Mezopotamya’dan gelip batıya, kuzeye, güneye ve doğuya doğru giden yolların geçtiği stratejik bir yerdir. Bundan dolayı Elazığ-Diyarbakır karayolu ve Kurtalan-Haydarpaşa demiryolu Ergani’den geçmektedir.

Dicle (Ergani Suyu)’nin sağ kıyısına hâkim bir yamaç üzerinde ve Mihrab dağı eteğinde bulunan Ergani-Maden (bugün ekseriyle Maden denilir) kasabasına gelince, buranın mukadderatı civarında bulunan zengin bakır damarlarının işletilip-işletilmemesine tabi bulunmuştur. Bu havalide madenin mevcudiyeti pek eski zamanlardan beri bilinmekle beraber, Ergani Maden’in ilk defa ne zaman işletildiği kesin olarak belli değildir. XII. asrın başlarından itibaren işletilmiş olduğu anlaşılan maden, zaman zaman terk edilmiş ve yeniden işletilmiştir. XVII. asırda madenin mevcudiyetine dair bir kayıt bulunmadığına bakılırsa bu asrın ortalarında üretim faaliyetinin kesintiye uğramış olduğuna hükmedilebilir. XIX. asrın başlarında Harput adı verilen maden mevkiinden çıkarılan bakırın bir kısmının Bağdat’a sevk edildiğini kaynaklardan anlaşılmaktadır. 19. yüzyılın başlarında burada bilhassa madencilikle geçinen nüfusun sayısı 3.500’e varıyordu. Maden devlet eliyle işletiliyor, kuyulardan çıkartılan ham cevher mahallinde odun ile muamele edilerek, kara bakır haline getiriliyor, deve veya katır sırtında Tokat’a sevk edilip, orada kırmızı bakır haline konuluyor veyahut İskenderun üzerinden ihraç ediliyordu.

Sosyo-ekonomik, edebiyat, kültür ve kadim tarihi ile Ergani’yi yerel ve ulusal ölçekte tüm boyutlarıyla ele almayı hedefleyen bu sempozyum 24-26 Kasım 2022 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi ve Ergani Kaymakamlığı iş birliği ile gerçekleştirilecektir. Bu bağlamda “Geçmişten Günümüze Uluslararası Ergani Sempozyumu”  adı altında aşağıdaki temalar uyarınca, disiplin sınırlaması olmaksızın tasvir edici, açıklayıcı, anlamlandırıcı, yorumlayıcı, özgün ve yönlendirici bildiriler beklenmektedir. Ülkemizde ve yurtdışında bulunan farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştireceğimiz etkinlik ile ilimizde, bölgemizde ve ülkemizde Ergani hakkında bir farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir.

Paylaş:

Etiketler: